14 Kasım 2017 Salı

HİSSİZLEŞTİRİLDİK



Her üzüntüm de ömrümden bir gün daha gider, 

Bir papatya yaprağı daha solar,

Bir halka daha oluşur gözlerimde,

Durmaz gözyaşlarım akar da sel olur.

Her üzüntüm de bir umudum daha körelir,

Biraz hüzünlü , biraz kırgın bakar gözlerim,

Dilimden düşen her sözcük biraz daha keskinleşir

Bir yabancı olur doğarım yeniden, 

Kaybettiğim benliğimin yanı sıra, 

Büründüğüm benliğimdir içimi ateşe veren.

13 Kasım 2017 Pazartesi

GRİ DOKUNUŞLAR


Griyi renk olarak sevmediğim gibi gri insanları da sevmiyorum.

Gökyüzünün yüklü bulutlarla dolu olmasına rağmen,

Ne yağmura ne de güneşe fırsat vermemesi gibi,

Kimi insanların da ne sevdiği belli ne de sevmediği,

İki arada bir derede olmamalı bir insan,

Yada sabahın beşi gibi, ne gece ne gündüz.

Bir insan net olmalı ,

Seviyorsa iliklerine kadar hissettirmeli,

Sevmiyorsa hayatından temelli gitmeli, 

Ne acısı kalmalı ne de soru işareti.

Tutarsız ve kararsızlıklar sadece sizi yormuyor,

Karşınızdakine de hayattan soğutup, 

İnsana ne yapacağını, ne düşüneceğini şaşırtıyor.

Kısacası ; Ben sevmiyorum arkadaş ! 

Benim hayatımdaki insanlar net olmalı ,

Kafamı camdan dışarı uzattığımda üstüme ne giyeceğimi bilmeliyim.

İnce giyinip üşütmek , kalın giyinip terlemek hastalığa neden oluyor , 

Hava gibi tutarsız insanlar ise ruh sağlığına...

Mesela kalbin bilmeli gerçekten beni sevip sevmediğini , 

Ben sana tüm kalbimle geldiğimde bana kapıyı beni seven kalbin açmalı...

Ben ne kadar net isem seni severken,

Sende bir o kadar net olmalısın beni severken.

Sabahın beşindeki gökyüzü gibi griye çalmamalısın hayatta ;

Ya daima beyaz kalmalısın ya da siyah...